İçeriğe geç

Reklam

A Day in the Life Neden Yasaklandı? Beatles Efsanesi

The Beatles'ın 1967 yılında psikodelik Sgt. Pepper döneminde çekilmiş renkli grup portresi

1967 yılında yayımlanan bir şarkı, tek bir dize yüzünden dönemin en güçlü yayın kurumu tarafından yasaklandı; ama aynı parça yıllar içinde rock tarihinin en büyük başyapıtlarından biri olarak anıldı. Peki A Day in the Life neden yasaklandı ve bu yasak nasıl oldu da The Beatles’ın bu şarkısını daha da efsaneleştirdi? Bu yazımızda parçanın doğuşunu, BBC’nin kararını ve kalıcı mirasını sizler için adım adım inceledik.

Şarkı, Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümünün kapanış parçasıdır ve John Lennon ile Paul McCartney’nin ayrı ayrı yazdıkları iki fikri tek bir kompozisyonda birleştirmesiyle ortaya çıktı. Sonuç, hem sözleri hem de deneysel yapısıyla popüler müziğin sınırlarını genişleten bir çalışma oldu.

Reklam

“A Day in the Life” Nedir?

“A Day in the Life”, The Beatles’ın 1 Haziran 1967’de yayımlanan Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümünün son parçasıdır. Tüm Beatles şarkıları gibi Lennon-McCartney imzası taşır; fakat bu kez ikili, gerçekten iki ayrı parçayı ustaca kaynaştırmıştır. Lennon’ın gazete haberlerinden esinlenen hüzünlü açılış ve kapanış bölümleri, McCartney’nin telaşlı bir sabah rutinini anlatan ara bölümünü çevreler.

Şarkının en çarpıcı yönü, iki bölüm arasında yükselen ürkütücü bir orkestral geçiş ve neredeyse kırk saniye süren o meşhur final piyano akorudur. Bu yapı, dinleyiciyi sıradan bir günün içinden alıp deneysel bir sese taşır. İşte bu cüretkâr tasarım, hem şarkıyı bir başyapıt yapan hem de onu yasağa götüren temel unsur oldu.

Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band albümünün ikonik kapak görseli
Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümünün ikonik kapağı (tasarım: Peter Blake / Parlophone-Capitol Records, Wikimedia Commons).

A Day in the Life Neden Yasaklandı?

Albümün çıkışına yalnızca birkaç gün kala, BBC’nin ses yayınları direktörü Frank Gillard, EMI’nin başkanı Sir Joseph Lockwood’a bir mektup yazdı. Mektupta kurum, şarkıyı yayın listelerinden çıkardığını duyuruyordu. Karar 20 Mayıs 1967 civarında verildi ve EMI’ye resmen bildirildi.

“I’d love to turn you on” dizesi ve gerçek anlamı

Yasağın tek gerekçesi, şarkıda tekrar eden “I’d love to turn you on” (seni açmak/uyandırmak isterdim) dizesiydi. BBC, bu sözlerin ardından gelen o yükselen ses yığınıyla birlikte “uğursuz bir anlam” taşıyabileceği sonucuna vardığını yazdı. Kurumun endişesi, “turn on” (açmak) tabirinin o dönemde İngiltere’de uyuşturucu jargonunda, özellikle LSD çağrışımıyla kullanılmasıydı.

Gerçekte ise dize, uyuşturucu kullanımını öven bir çağrı değildi. McCartney bu ifadeyi bilerek bir kışkırtma olarak eklediğini, dönemin ruhunu yansıttığını anlatmıştır. O yıllarda psikodelik kültürün önde gelen ismi Timothy Leary’nin “Turn on, tune in, drop out” sloganı hafızalardaydı. Grup üyeleri şarkının aslında bir gazete manşetinden doğduğunu, uyuşturucuyla ilgisi olmadığını vurguladı. Aynı dönemde plaklara gizlenen tartışmalı mesaj iddiaları da yaygındı; bu konuyu müzikteki gizli mesajlar ve backmasking yazımızda ayrıca ele aldık.

İlginç olan şu: yasak, şarkının popülerliğini azaltmak yerine onu daha çok konuşulur kıldı. BBC’nin bu şarkı üzerindeki yasağı ancak 13 Mart 1972’de kaldırdığı bilinir. O tarihe kadar ise “A Day in the Life”, yasaklanmış olmanın verdiği isyankâr aurasıyla anıldı.

Şarkı Nasıl Yazıldı? Lennon ve McCartney’nin Ortak Bestesi

Şarkının hikâyesi, trajik bir haberle başlar. Lennon’ın yazdığı ilk dizeler, 21 yaşındaki Guinness ailesi varisi Tara Browne’un 18 Aralık 1966’da geçirdiği ölümcül trafik kazasından esinlenir. Lennon, sabah gazetesini okurken gördüğü haberi bir başlangıç noktası olarak kullandı.

Şarkının bir başka ünlü bölümü olan “Blackburn, Lancashire’daki 4.000 çukur” dizesi de yine gerçek bir haberden geliyordu. Lennon, 17 Ocak 1967 tarihli bir gazete haberinde bir yoldaki çukurların sayıldığı tuhaf bir habere denk gelmiş ve bu görüntüyü şarkıya taşımıştı. Böylece Lennon’ın bölümleri, günlük hayatın absürtlüğünü ve mesafeli bir hüznü bir araya getirdi.

John Lennon ve Paul McCartney, George Martin ile birlikte 1966 yılında stüdyoda
John Lennon ve Paul McCartney, prodüktör George Martin ile 1966 yılında stüdyoda (Capitol Records tanıtım fotoğrafı, Wikimedia Commons).

McCartney ise elinde bağımsız yazdığı kısa bir parça tutuyordu: uyanmak, aceleyle otobüse yetişmek ve güne dalmak üzerine hareketli bir ara bölüm. İki müzisyen parçalarını yan yana koyduğunda beklenmedik biçimde birbirini tamamladıklarını gördü. Lennon bu birleşmeyi “gerçek bir uyum” olarak nitelemiş, McCartney’nin katkısını takdir etmiştir. İşte bu ortak besteleme anlayışı, A Day in the Life şarkısının hikayesini Beatles’ın yaratıcı ortaklığının en güzel örneklerinden biri yapar.

Orkestral Crescendo ve Efsanevi Final Akoru Nasıl Kaydedildi?

Şarkının kaydı 19 Ocak 1967’de EMI (bugünkü adıyla Abbey Road) Stüdyoları’nda başladı. Ancak Sgt. Pepper A Day in the Life yapım süreci, Beatles’ın stüdyoyu bir enstrümana dönüştürdüğü asıl noktada ilginçleşir. İki bölüm arasındaki boşluğu doldurmak için sıradan bir köprü yerine deneysel bir çözüm arandı.

A Day in the Life şarkısı için 10 Şubat 1967'de Abbey Road Stüdyoları'nda kaydedilen 40 kişilik orkestra oturumu
10 Şubat 1967, Abbey Road Studio One: “A Day in the Life” için toplanan 40 kişilik orkestra oturumu (dönem arşiv fotoğrafı, The Paul McCartney Project).

10 Şubat 1967’de, 40 kişilik bir orkestra Studio One’da toplandı. Yapımcı George Martin ve McCartney, müzisyenlerden mümkün olan en pes notadan en tiz notaya doğru, belirli bir çerçeve içinde ama özgürce yükselmelerini istedi. Ortaya atonal, giderek gerilen bir ses seli çıktı. Bu orkestral crescendo nasıl kaydedildi sorusunun yanıtı, klasik müzik disiplinini avangart bir doğaçlamayla buluşturan bu cesur yönlendirmede saklıdır.

Şarkının kapanışı ise müzik tarihinin en tanınmış anlarından biridir. 22 Şubat 1967’de John Lennon, Paul McCartney, Ringo Starr ve grup yardımcısı Mal Evans üç ayrı piyanoda, George Martin ise armonyumda aynı anda bir Mi majör akoru çaldı. Kayıt seviyesi akorun titreşimi sönerken kademeli olarak yükseltildi ve akor kırk saniyeden uzun süre yankılandı. O kadar ki, kaydın sonuna doğru stüdyodaki kâğıt hışırtıları ve gıcırdayan bir sandalye bile duyulur hâle gelir.

A Day in the Life’ın Müzikal ve Kültürel Mirası

Yasak, şarkının önünü kesmek yerine onu efsaneleştirdi. Zamanla “A Day in the Life”, eleştirmenlerin ve müzisyenlerin gözünde The Beatles’ın en büyük eseri olarak kabul gördü. Saygın müzik dergisi Rolling Stone, şarkıyı defalarca tüm zamanların en iyi parçaları arasında gösterdi ve 2010 yılında doğrudan “Beatles’ın en iyi şarkısı” ilan etti.

Şarkının etkisi kendi döneminin çok ötesine geçti. Stüdyoyu bir yaratım aracı olarak kullanma fikri, sonraki kuşak sanatçılara ilham verdi; benzer bir stüdyo-odaklı sanatsal cesareti David Bowie’nin 1970’ler albümlerinde de görmek mümkündür. Aynı yükselen ses fikri, sinema salonlarında duyduğunuz meşhur THX “Deep Note” sesine dahi ilham kaynağı olmuştur.

Parçanın doğduğu psikodelik dönem, yalnızca müzikte değil sinemada da yankı buldu; o çağın deneysel ruhunu saykodelik film önerileri listemizde de hissedebilirsiniz. Şarkının tam hâlini, The Beatles’ın resmî kanalındaki videodan dinleyebilirsiniz:

Daha derin bir inceleme için parçanın resmî bilgilerine A Day in the Life ansiklopedi kaydı üzerinden ulaşabilir, kayıt oturumlarının ayrıntılarını The Beatles Bible’ın BBC yasağı arşivinden okuyabilirsiniz.

Sonuç

“A Day in the Life”, bir yasağın bir eseri nasıl gömemeyeceğinin, aksine onu nasıl büyütebileceğinin en güzel kanıtıdır. Gerçek bir gazete haberinden doğan, iki dâhinin fikrini birleştiren ve stüdyoyu bir orkestraya dönüştüren bu şarkı, 1967’den bugüne kadar tazeliğini korudu. BBC’nin çekindiği o tek dize, bugün cesur sanatın simgesi olarak anılıyor.

Eğer bu tür müzik tarihi içerikleri ilginizi çekiyorsa, sitemizde yer alan “David Bowie 1970’ler Albümleri: Bir Sanatsal Devrim” adlı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Reklam

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Reklam

Reklam