Watchmen Dizisi Neden Alan Moore’a Kredi Vermiyor?

1985 yılında kaleme alınan ve çizgi roman tarihini kökten değiştiren Watchmen, iki ismin ortak imzasını taşır: yazar Alan Moore ve çizer Dave Gibbons. Ne var ki 2019 yapımı HBO dizisinin jeneriğine dikkatle baktığınızda tuhaf bir ayrıntı fark edersiniz. Peki Watchmen dizisi neden Alan Moore’a kredi vermiyor da yalnızca Dave Gibbons’ı “eserin yaratıcısı” olarak anıyor? Bu yazımızda, bu kararın ardındaki onlarca yıllık hukuki, ticari ve kişisel hikâyeyi sizler için derledik.
Cevap basit bir unutkanlık ya da hata değil. Aksine, bir çizgi roman ustasının kendi başyapıtına bilerek sırtını dönmesine yol açan uzun bir anlaşmazlığın sonucudur. Konuyu anlamak için önce eserin kendisine ve onu ortaya çıkaran iki isme bakmak gerekir.

İçerik Başlıkları
- 1 Watchmen Nedir ve Yaratıcıları Kimdir?
- 2 Watchmen Dizisi Neden Alan Moore’a Kredi Vermiyor?
- 3 Alan Moore ile DC Comics Arasındaki Telif Anlaşmazlığı Nasıl Başladı?
- 4 Alan Moore Telif Ücretlerini Neden Reddetti?
- 5 HBO’nun 2019 Watchmen Dizisi Bu Mirası Nasıl Ele Aldı?
- 6 Sonuç: Bir İmzanın Ardındaki Onlarca Yıllık Hikâye
Watchmen Nedir ve Yaratıcıları Kimdir?
Watchmen, DC Comics tarafından 1986-1987 yılları arasında on iki sayı olarak yayımlanan bir sınırlı çizgi roman serisidir. Senaryosunu Alan Moore yazmış, çizimlerini Dave Gibbons yapmış, renklendirmesini ise John Higgins üstlenmiştir. Seri daha sonra tek ciltte toplanınca, bir çizgi romanın “grafik roman” olarak edebi ciddiyetle anılabileceğini kanıtlayan ilk örneklerden biri hâline geldi.
Hikâye, süper kahramanların gerçekten var olduğu alternatif bir 1985 Amerika’sında geçer. Maskeli hukuk uygulayıcılarının yasaklandığı bu karanlık dünyada, emekli bir kahramanın öldürülmesiyle açığa çıkan komplo, okuru nükleer savaşın eşiğindeki bir düzenin içine sürükler. Eser; kahramanlık, güç ve ahlak kavramlarını sorgulayan katmanlı yapısıyla türün en saygın yapıtlarından sayılır. Çizgi roman ile grafik roman ayrımını merak ediyorsanız, çizgi roman ve grafik roman arasındaki farklar yazımız konuyu daha ayrıntılı ele alıyor.
İşte bu ölümsüz eserin altında iki imza vardır. Ancak yıllar içinde bu iki isim, eserlerinin sinema ve televizyona taşınması konusunda birbirinden tamamen zıt tavırlar benimsedi.
Watchmen Dizisi Neden Alan Moore’a Kredi Vermiyor?
Kısa yanıt şudur: Watchmen dizisi Alan Moore’a kredi vermiyor çünkü Moore bunu kendisi istedi. Yazar, eserlerinin uyarlamalarına yıllardır ilkesel olarak karşıdır ve adının bu projelerin jeneriğinde geçmesini açıkça reddetmiştir. Bu yüzden HBO, kaynak eserin yaratıcısı olarak yalnızca Dave Gibbons’ı kredilendirir.
Gibbons ise tam tersine uyarlamalara sıcak bakar. Hem HBO dizisinde hem de 2024 yılında çıkan iki bölümlük Watchmen animasyon filminde “danışman yapımcı” olarak görev almıştır. Dolayısıyla tek imzalı kredi, iki yaratıcının uyarlamalara yaklaşımındaki bu keskin farkın doğrudan yansımasıdır. Aynı yaklaşım 2009 yapımı sinema filminde de görülür; Zack Snyder imzalı film de eseri “yalnızca Dave Gibbons’ın ortak yarattığı çizgi romandan uyarlanmıştır” diye tanıtır.
Aşağıdaki tablo, Moore’un adının uyarlamalardan nasıl silindiğini özetliyor:
| Yapım | Yıl | Kredilendirilen yaratıcı |
|---|---|---|
| Watchmen (çizgi roman, DC Comics) | 1986-1987 | Alan Moore ve Dave Gibbons |
| Watchmen (sinema filmi, Zack Snyder) | 2009 | Yalnızca Dave Gibbons |
| Watchmen (HBO dizisi, Damon Lindelof) | 2019 | Yalnızca Dave Gibbons |
| Watchmen (animasyon filmi) | 2024 | Yalnızca Dave Gibbons |
Peki köklü bir çizgi roman yazarını, en büyük eserinin adının bile anılmasını istemez hâle getiren şey neydi? Bunun için yıllar öncesine, Moore ile yayıncısı arasındaki kırılmaya bakmak gerekir.
Alan Moore ile DC Comics Arasındaki Telif Anlaşmazlığı Nasıl Başladı?
Alan Moore’un DC Comics ile yaşadığı Watchmen telif anlaşmazlığı, eserin başarısının bir yan ürünüdür. Moore, 1989 yılında hem telif hakları hem de önerilen bir yaş sınıflandırma sistemi yüzünden yayıncıyla yollarını ayırdı. Ancak asıl kırılma, sözleşmenin en can alıcı maddesinde gizliydi.

Geri Dönüş Maddesi ve Tükenmeyen Baskı
Moore ve Gibbons’un 1985’te DC ile imzaladığı sözleşme, dönemin standart “ücretli iş” (work-for-hire) anlaşmalarına göre yaratıcı dostuydu. Anlaşmada bir “geri dönüş maddesi” (reversion clause) bulunuyordu: Watchmen baskısı tükenir ve bir yıl boyunca gelir getirmezse, hakları tekrar yaratıcılara dönecekti.
Moore, sözleşmeyi imzalarken haklarını 1990’ların başında geri alacağını makul biçimde umuyordu. Fakat eser beklenmedik bir gişe ve eleştiri başarısı yakaladı. DC Comics, 1987’den itibaren tek ciltlik derlemeyi hiç ara vermeden basmayı sürdürdü. Böylece kitap teknik olarak asla “baskısı tükenmiş” duruma düşmedi ve haklar hiçbir zaman yaratıcılara geri dönmedi. Moore, bu durumu sözleşmenin ruhuna aykırı bir oyun olarak gördü. Anlaşmazlığın ayrıntılarını CBR’nin konuyu inceleyen dosyasında daha teknik biçimde okuyabilirsiniz.
Before Watchmen ve Gibbons’la Kopan Bağ
Yıllar sonra DC Comics, orijinal karakterleri kullanan Before Watchmen adlı ön hikâye serisini yayımladı. Moore bunu, eserinin izni dışında sömürülmesi olarak değerlendirdi. Onu asıl kızdıran ise Dave Gibbons’un bu süreçte yayıncı ile arasında adeta bir aracı gibi durup projeye ölçülü bir destek mesajı vermesiydi. Moore için bu, iki eski dostun bağının kopmasında son damla oldu. İşte bu birikmiş kırgınlık, Moore’un yalnızca adını değil, parasını da reddetmesine giden yolu döşedi.
Alan Moore Telif Ücretlerini Neden Reddetti?
Alan Moore’un tavrı yalnızca adının silinmesiyle sınırlı kalmadı; uyarlamalardan doğan telif ücretlerini de kabul etmedi. 2009 sinema filmi döneminde, kendisine düşen tüm telif çeklerini eski ortağı Dave Gibbons’a devretti. Adının jenerikten çıkarılmasını, parasının ise çizeri Gibbons’a aktarılmasını istedi.
Moore’un bu tavrı yıllar içinde daha da katılaştı. Eylül 2023’te The Telegraph’a verdiği röportajda DC Comics’e, eserlerinden yapılan tüm gelecekteki film ve dizi uyarlamalarından doğan payını doğrudan Black Lives Matter hareketine bağışlamasını söylediğini açıkladı. Yazar, son uyarlamaların kendi “asıl ilkelerine” sadık kalmadığını düşündüğünü belirterek bu parayı artık kimseyle paylaşmak istemediğini açıkladı. Kararın ayrıntıları Variety’nin haberinde yer alıyor. Yani Moore için mesele hiçbir zaman para değil, ilke ve sahiplikti.
HBO’nun 2019 Watchmen Dizisi Bu Mirası Nasıl Ele Aldı?
2019’da HBO ekranlarına gelen Watchmen dizisi, Damon Lindelof tarafından yaratıldı. Dizi bir yeniden çevrim değil, orijinal çizgi romanın olaylarından yaklaşık otuz dört yıl sonrasında, Oklahoma’nın Tulsa kentinde geçen bir “devam” hikâyesiydi. Başrolünde Regina King’in yer aldığı yapım, ırkçılık ve kimlik temalarını cesurca işleyerek büyük beğeni topladı ve 2020 Emmy törenlerinde on bir ödül kazandı.

Diziyi bu kadar dikkat çekici kılan bir ayrıntı, kaynak esere gösterdiği saygıdır. Yapım, orijinal çizgi romanın imzasız bırakılmış yaratıcısı Alan Moore’un tercihine uydu ve adını hiçbir yerde kullanmadı. Buna rağmen Moore diziyi de sahiplenmedi. 2022’de GQ dergisine verdiği röportajda projeyi reddederek şöyle demişti: “Bakın, bu benim için utanç verici. Sizinle ya da dizinizle hiçbir ilgim yok.” Dizinin ilk tanıtımını aşağıdan izleyebilirsiniz:
Dizinin yapımcı kadrosunda Dave Gibbons’un danışman olarak bulunması ise iki yaratıcının uyarlamalara bakışındaki farkı bir kez daha gözler önüne serdi. Sınırlı dizi formatının nasıl güçlü hikâyeler ürettiğini merak ediyorsanız, Station Eleven incelemesi yazımız da benzer bir örneği ele alıyor. DC evreninin sinemaya taşınma serüvenini sevenler için en iyi Batman filmleri sıralaması da ilgi çekici olabilir. Dizinin tüm künyesine ise Wikipedia’daki ayrıntılı sayfadan ulaşabilirsiniz.
Sonuç: Bir İmzanın Ardındaki Onlarca Yıllık Hikâye
Watchmen dizisinin yalnızca Dave Gibbons’a kredi vermesi, ilk bakışta anlaşılmaz görünse de aslında derin bir hikâyenin özetidir. Alan Moore, kendi başyapıtının haklarını geri alamamanın, güvendiği bir sözleşme maddesinin işlevsiz kalmasının ve eserinin izni dışında sömürülmesinin ardından hem adını hem parasını uyarlamalardan çekti. Gibbons ise farklı bir yol seçerek uyarlamaların parçası olmayı sürdürdü. Tek imzalı bir jenerik, işte bu iki tavrın sessiz özetidir.
Watchmen gibi felsefi derinliği olan yapımları seviyorsanız, sitemizde yer alan “Felsefe Temalı En İyi 30 Film” adlı listemize de göz atabilirsiniz.
