Woody Allen Sineması: The Purple Rose Of Cairo (1985) İncelemesi

Woody Allen’ı ve başyapıtım dediği “The Purple Rose Of Cairo”yu inceliyoruz. Netflix’te ödüllü filmler kategorisinde izleyecek filmi kalmayanlar, sinema tarihine ilgi duyanlar, sadece can sıkıntısını gidermek için seyirlik bir şeyler aramayanlar, film okuması(!) canı çekenler! Toplandıysanız başlıyoruz.

Woody Allen Kimdir?

Woody Allen, 1935 yılında Amerika’da orta sınıf bir Yahudi ailede dünyaya gelmiştir. Senarist, yazar ve yönetmendir. Yetmezmiş gibi bir de oyuncu ve müzisyendir. 17 yaşında aldığı bir kararla “Woody Allen” ismini kullanmaya başlamıştır.  60’lı yılların sonundan günümüze kadar neredeyse her yıl bir film çekmiştir. Birçok filmi doğrudan kendi hayatıyla ilişki içindedir. 1977’de kariyerinin en önemli filmi olan Annie Hall’u çekmiştir.

Bir Woody Allen güzellemesiyle başlasak anlatmaya buradan New York’a yol olur.  O nedenle çok da dallandırıp budaklandırmadan Woody Allen’ın sinema anlatısının özelliklerini paket yapıp ünlü yönetmenin izleyeceğiniz hemen her filminde “İşte burdayım.” dedirten özellikleri listeledim. “Woody Allen’ı Anlama Kılavuzu” diyeyim siz  Woody Allen’ın kendine özgü sinema dilini oluşturan unsurlara kısa bir göz atma diye anlayın:

Woody Allen Sinemasının Kendine Özgü Dili

    1. Diyaloglar: Allen filmlerinde karakterler hiç susmaz. Çoğunlukla nevrotik kişilik yapısına sahip bu karakterler sürekli bir sorgulama içindedir. Düşünce ve felsefenin çok ince bir mizahla iç içe geçtiği bu diyalogları son derece başarılı kılan şey ise günlük hayatın sıradan durumları içinde verilmesidir.  Zekice yazılmış bu diyaloglar öylesine hızlı akar ve öylesine yoğundur ki ortalama bir seyircinin “Aman dikkatim dağıldı, çayın altını kapatmak için kalktım vs.” kaprislerini hiç çekemez.
    2. Mizah: İlk filmlerindeki fiziksel şakalara dayanan komiklikleri bir tarafa bırakırsak Allen’ın mizahı çok ciddi meseleler üzerine kurduğunu söyleyebiliriz. Tanrı, otorite,ölüm, yaşamın amacı, kadın erkek ilişkileri hem sürekli işlediği konular hem de güldürüsünün ve taşlamasının merkezine oturttuğu kavramlardır.
    3. Müzik: Bir film Woody Allen’a aitse giriş jeneriği jazz türünde bir parçayla akar. Kendisi de uzun yıllar müzikle ilgilenen Allen’ın jazz müzik, kırmızı çizgisidir. Seyirciyi film bitene kadar müzikle sarıp sarmalar.
    4. Kimlik: Kalabalık, orta sınıf Yahudi bir ailede doğan Allen filmleri; bu kültürel aidiyetine ilişkin göndermeler ve alaya almalarla doludur.
    5. Kadın-Erkek İlişkileri: Denilebilir ki Woody Allen’ın işlemeyi en sevdiği konudur. Kafası karışık, entelektüel, saplantılı çok konuşan kadınlar ve erkekler vardır onun anlattığı hikâyelerde.
    6. New York: Karakterlerin yaşamı karmaşık, sorunlu ve gelgitli olsa da bu ilişkilerin yaşandığı New York şehri kusursuz bir tablo gibidir onun filmlerinde. Görmek istediği, idealize ettiği bir şehri gösterir aslında bize.
    7. Felsefe: Allen’ın dünyaya bakışını çoğunlukla Varoluşçuluk biçimlendirir. Yarattığı karakterler sürekli bir anlam arayışı içindedir. Yaşam, ölüm, tanrı, kader temaları ekseninde Nihilizm’e savrulan ve devamlı kaygılı bir arayış içinde olan bu karakterler, kendi sıradan hayatlarında şansın, tesadüflerin, saçmalıkların ve derin bir anlamsızlığın götürdüğü yere giderler.
    8. Anlatıcı: Woody Allen sinemasının seyirciyi en kışkırtan özelliği kullandığı anlatıcı dış sestir. Binlerce yıldır hikâye anlatan insanın tanıdığımız ve bize güven veren o sesi gibidir. Çok bilmiş, çok konuşan ve çok anlatan bu dış ses Allen sinemasının tahkiye seviciliğinin en güçlü dışavurumudur.

The Purple Rose Of Cairo(1985) Film İncelemesi

Bir filmini izlemiş olsam da Woody Allen sinemasını tanısam, sevsem; belki de en iyi filmi The Purple Rose of Cairo’dur.   Neden mi? Bir Woody Allen filminde olması gereken birçok şey vardır onda! Münhasıran ironi, mizah, fantazya, sağlam diyaloglar, büyüleyici müzikler ve nostaljik atmosfer… Daha saymakla bitmez.

Woody Allen’ın başyapıtım dediği The Purple Rose Of Cairo, edebiyat ve sinema tutkunlarına şifa niyetine çekilmiş gibidir. Allen, kurmaca ile gerçek ilişkisinin ne olması gerektiğinin dersini verir adeta. Nasıl mı? Cecilla; evli, fakir ve mutsuz bir kadındır. Sürekli çalışmak, çok çalışmak ama hep çalışmak zorundadır. Kötüler kötüsü kocasıyla yaşam, cehennemden hallicedir. Üstelik 1930’lar Amerika’sının büyük buhran yıllarıdır. Tatlılar tatlısı, güzeller güzeli Cecilla’nın hayatın bu çok sert gerçeklerinden kaçtığı ve mutlu olabildiği tek yer sinemadır.

Sürekli aynı filme gidip durur. O filmin adı “The Purple Rose of Cairo”dur. Bir gün acayip bir şey olur ve Tom Baxter adlı karakter, sinema perdesinden çıkıp Cecilla’ya birlikte kaçmayı teklif eder.  Tom Baxter, Cecilla’nın kocasının tam tersidir. O aslında yaratılmış tüm erkeklerden farklıdır, idealize edilmiş bir karakterdir.   Gerçek hayatı kâbustan farksız olan Cecilla, bir de uçtu uçacak aklıyla ona nasıl karşı koyabilsin? Birlikte kaçıp giderler. Filmin fantastik anlatım evreninde bu ve sonrasında yaşananlar o kadar doğal ve olağan bir şeymiş gibi anlatılır ki gerçeğin neresinde durduğunuzu şaşırırsınız.  Filmin en büyük başarısı da budur zaten; gerçekle kurgunun dansını kurgu içinde kurguyla anlatmak.

The Purple Rose of Cairo Sinema Sahnesi:

Allen, “The Purple Rose Of Cairo’da (Kahire’nin Mor Gülü) diğer filmlerinden alıştığımız dâhice göndermelerini hızlı akan olaylar ve diyaloglar içine yine ustaca yerleştirmiştir.  Hazır bir  filminde “sinema” konusunu işlerken fırsat bu fırsat Hollywood sineması özelinde kapitalizme giydirmeler yapmayı da ihmal etmez.       Film boyunca ironi dolu bir yığın komiklik bizi kıkır kıkır güldürür ancak kendimizi çok da kaptırmamak,  gösterilenin trajik burukluğunu da ıskalamamak gerekir. Zira öyle bir son yazmıştır ki Woody Allen,  biraz mutsuz edecektir.

Filmi izleyecek iflah olmaz romantiklere önemli bir son söz:  Siz siz olun, gerçek Tom Baxter’i değil hayali Tom Baxter’i tercih edin. Ben gerçeğim, diyene değil;  gerçek olabilirim, diyene itimat edin.

The Purple Rose Of Cairo (1985) Oyuncuları

  • Mia Farrow(Cecilla): 1945 yılında doğan Amerikalı oyuncu, Altın Küre sahibidir. Oyunculuğun yanında aktivist kişiliğiyle 2008 yılında Time dergisi tarafından dünyanın en etkili insanlarından biri seçilmiştir.  Woody Allen’la 12 yıl süren bir evliliği vardır, birçok filminde önemli roller oynamıştır.
  • Jeff Daniels(Tom Baxter/Gil Shepherd): Aynı zamanda müzisyen ve oyun yazarı da olan ünlü oyuncu 1955 Amerika doğumludur. Uzun filmografisi çeşitli ödüllerle doludur. 
  • Danny Aiello(Monk): (1933-2019) Amerika’da doğan oyuncu, İtalyan kökenlidir. Genellikle yan rollerde gördüğümüz oyuncu, Hollywood sinemasının önemli karakter oyuncularından biridir.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
İlgili İçerikler