The Departed (Köstebek) Özeti ve Film İncelemesi

Martin Scorsese’nin yönetmenliğini üstlendiği polisler ve casuslarla dolu, kedi-fare temalı suç filmi The Departed (Köstebek) filminin konusuna ve incelemesine yer verdik.

Goodfellas, Taxi Driver ve The Irishman gibi gangster filmleriyle de hayran bırakan suç filmlerinin ustası ünlü yönetmen Martin Scorsese’nin 2006 yapımı dram filmi The Departed (Köstebek), Imdb 8.5, Rotten Tomatoes %90 ve Metacritic 85 değerlendirmelerine sahip. Film bu iyi puanların yanı sıra 79. Akademi Ödülleri’nde “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Kurgu” ve “En İyi Uyarlama Senaryo” olmak üzere dört Oscar kazandı.

Hong Kong yapımı “Infernal Affairs”in Amerikan versiyonu olan The Departed, Boston bölgesinin gerçek hayattaki organize suç şefi Whitey Bulger’a dayanıyor.

Frank Costello (Jack Nicholson) ve Billy Costigan (Leoardo DiCaprio)
Frank Costello (Jack Nicholson) ve Billy Costigan (Leoardo DiCaprio)

The Departed (Köstebek) Filminin Özeti

Güney Boston’da geçen The Departed (Köstebek) filmi, Massachusetts Eyalet Polisi’nin Frank Costello’nun (Jack Nicholson) başında olduğu suç örgütünü çökertmek istemesi üzerinedir.

Amaç, güçlü mafya babası Frank Costello’nun durdurulamaz egemenliğine içeriden bir müdahaleyle son vermektir. Bu yüzden genç bir çaylak olan Billy Costigan’a (Leonardo DiCaprio), Costello’nun çetesine sızma görevi verilir. Ama bilmedikleri şey aynı zamanda polisin içinde de bir casus olduğudur.

Billy hızla Costello’nun güvenini kazanırken çetenin muhbir olarak polis departmanına sızdırdığı genç bir suçlu olan Colin Sullivan (Matt Damon) da Özel Soruşturma Birimi’nde güçlü bir konuma yükselir. Her iki adam da içine sızdıkları organizasyonun planları ve karşı planlar hakkında bilgi toplarken sürdürdükleri çifte yaşamları yüzünden oldukça zorlanmaktadır.

Ama hem gangsterler hem de polisler içlerinde bir köstebek olduğunu anlayınca Billy ve Colin sürekli olarak düşman tarafından yakalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

Colin Sullivan (Matt Damon) ve Billy Costigan (Leonardo DiCaprio)
Colin Sullivan (Matt Damon) ve Billy Costigan (Leonardo DiCaprio)

The Departed (Köstebek) Filminin İncelemesi

The Departed (Köstebek), Martin Scorsese’nin ustalığının bir başka göstergesi olan iyi bir film. Birçok mafya ve suç filminin sahte ve gösterişe dayalı dövüş sahnelerinden ve birkaç havalı sözden ibaret olduğunu düşündüğümüzde The Departed adeta bir hazine.

İki buçuk saat olan süresiyle aslında uzun bir film olsa da Thelma Schoonmaker’ın kurgusu ve Scorsese’nin kusursuz yönetmenliği onu sıkıcı olmaktan kurtarıyor.

Bu kedi-fare oyununda muhbirlerin yakalanıp yakalanmayacağına dair gerginlik sizi her an ayakta tutuyor. Ayrıca filmdeki örtülü yan hikayeler, ayrı film-dizi çıkarabilecek konular, göndermeler de hoş bir nitelik katıyor.

Filmin kadrosunda Leonardo DiCaprio, Matt Damon, Jack Nicholson, Mark Wahlberg, Martin Sheen ve Alec Baldwin gibi yıldızlar var. Hepsi bu psikopat ve her tarafı tehlikeyle sarılmış rollerin hakkından sonuna kadar gelmiş olsa da Jack Nicholson’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. The Departed filmindeki oyunculuk performansı bir ders niteliğinde.

Filmin en keyifli yanlarından biri de müzikleri. Köstebek’in müziklerini, Lord of The Rings ve Hobbit serisinin müziklerinin de bestecisi olan Howard Shore’un yaptığını göz önünde bulundurursak nefis müzikler eşliğinde casuslarla dolu bu suç filmini zevkle izliyoruz.

Ellerby (Alec Baldwin) ve Sergeant Dignam (Mark Wahlberg)
Ellerby (Alec Baldwin) ve Sergeant Dignam (Mark Wahlberg)

Elbette The Departed’da her şey dört dörtlük değil. Filmin düşündüren kısmı, senaryosu. İnanılmaz özgün ve sıra dışı bir senaryo olmamasının da yanı sıra o kadar dolu bir senaryoyla karşı karşıyayız ki bu fazlalık maalesef mantık hatalarını da beraberinde getirmiş.

Mesela bu denli güçlü ve zeki bir mafya babası olan Costello’nun neredeyse “muhbir benim” diye bağıran davranışlar karşısında bile hala muhbirin kim olduğunu anlayamaması çok gerçek dışı ya da Collin karakterinin FBI’da bu kadar kolay ve araştırılmadan amir olabilmesi düşündürüyor.

Ayrıca bu kadar uzun bir film olduğunu gördüğümüzde çoğu olayın daha da temellendirilmiş olmasını bekleriz, maalesef The Departed bu konuda eksik. Örneğin asıl olay köstebekler olduğu halde, onların bu yolu seçme sebeplerini daha iyi anlatmak, karakterlerin derinliği ve daha oturaklı olması açısından çok iyi olabilirdi.

Filmin finali ise kimi seyirciyi hayal kırıklığına uğratmış olsa da bu yüksek tempolu filmi iyi sonlandırdığını düşünüyorum. Her şey halloldu derken son anda yaşanan karmaşa zevk veriyor. Fakat çok daha iyi bir final olmamasının sebepleri var.

Örneğin oldu bittiye getirilmiş hissiyatı ister istemez mevcut. Ayrıca film bize sürpriz bir son olacağını zaten hissettirdiği için bu sonu şaşkınlıkla karşılayamayacağınızı ve bu yüzden beklenen etkiyi vermeyeceğini düşünüyorum. Ama yine de başta söylediğim gibi kötü bir final olduğu söylenemez. Yazımı filmdeki repliklerden biriyle bitiriyorum:

“Senin yaşlarındayken bana ya polis olursun ya suçlu derlerdi. Bense şu an sana diyorum ki suratına doğrultulmuş dolu bir silah varken, ne fark eder ki?”

Bu yazımızda 2006 yapımı suç filmi The Departed (Köstebek) filmini inceledik. İlginizi çektiyse yine sitemizde yer alan adlı “While We’re Young Film İncelemesi” adlı inceleme yazımıza da göz atabilirsiniz.

The Departed (Köstebek) Filminin Fragmanı

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
İlgili İçerikler