Cem Karaca’nın Gözyaşları Film İncelemesi

Cem Karaca'nın Gözyaşları

Bu yazımızda Anadolu rock deyince aklımıza gelen efsane isimlerden biri olan Cem Karaca’nın hayatının konu edildiği film, Cem Karaca’nın Gözyaşları’na değineceğiz.

Elli sekiz yıllık bir ömre sığdırdığı onlarca müzik parçası ve savunduğu ideolojilerle tüm zamanlara damga vuran Cem Karaca’nın filmi oyuncu kadrosunu, film konusunu, Karaca’nın yaşamını ve unutulmaz parçalarını bu yazımızda inceliyoruz.

Cem Karaca’nın Gözyaşları Oyuncu Kadrosu

Onur Böber, Emrah Saltık ve Özden Uçar’ın yazıp Yüksek Aksu’nun yönettiği Cem Karaca’nın Gözyaşları’nda hayatı beyaz perdeye uyarlanan Cem Karaca’ya İsmail Hacıoğlu hayat verecek.

Filmde yer alacak diğer oyuncular ise; Fikret Kuşkan, Yasemin Yalçın, Melisa Aslı Pamuk, Meral Çetinkaya, Buçe Buse Kahraman, Melisa Döngel ve Boran Ağgedik olacak.

Cem Karaca’nın Gözyaşları Filmi Konusu

8 Şubat 2004 yılında aramızdan ayrılıp onlarca eserini gelecek kuşaklara bırakan Anadolu rock müziğin efsane ismi Cem Karaca’nın hayat hikayesini seyirciyle buluşturacak olan film Cem Karaca’nın Gözyaşları; müzikle geçen elli sekiz yılı, bunca yılda yaşanan başarıları, düşüş ve kalkışları, aşkları ve her şeye rağmen müziğe tutunuşun hikayesini gözler önüne serecek.

Cem Karaca Kimdir?

5 Nisan 1945 yılında İstanbul’da doğan Muhtar Cem Karaca’nın babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca annesi ise Ermeni asıllı Toto Karaca’dır.

Sanatla iç içe büyüyen Karaca, sanatçı bir çiftin çocuğu olduğundan müzikle tanışması annesinin teyzesi Rosa Felegyan’ın ona piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesiyle oldu.

Kolej yıllarındayken dünyadaki popülaritesini arttıran rock müziğine ilgi duydu. Karaca’nın ses yeteneğini ilk fark eden ise annesi Toto Karaca oldu.

1962’ye girerken Beyoğlu Spor Kulübü’nde arkadaşlarının isteği üzerine şarkı söyleyen Karaca daha sonrasında grup kurmaya karar verdi. Cem Karaca’nın ilk grubu 1963 yılında Dinamikler adıyla kuruldu.

Cem Karaca fotoğrafları
Cem Karaca

Babası bu dönemlerde diğer zamanlarda da olduğu gibi hala Cem Karaca’nın müzik yapmasını desteklemiyordu. Hatta babası konserlerinde Karaca’yı yuhalatmaya kadar gitmişti fakat Cem Karaca bunlara rağmen müziği bırakmadı.

Kurdukları ilk grubun dağılmasıyla Karaca, Cem Karaca ve Bekledikleriniz adlı bir grupta çaldı. Bu gruptan kısa bir süre sonra ise Gökçen Kaynatan’ın orkestrasında çaldı ancak bu beraberlik de uzun sürmedi.

Aynı sene Cem Karaca ve Jaguarlar kuruldu. 1965 yılında Altın Mikrofon yarışmasına başvuran grup ön elemeyi bile geçemedi. Karaca yine bu yılda ilk evliliğini tiyatro sanatçısı Semra Özgür ile yaptı. Evlendikten 3 gün sonra askere gitti. İşte bu dönemde Karaca, Anadolu kültürünü tanımaya başladı. Türk ozanlarından Aşık Mahzuni Şerif ile tanıştı.

Cem Karaca, askerlik sonrası 1967’de Mehmet Soyarslan’ın kurduğu Apaşlar grubu ile tanıştı. Apaşlar daha önce batı tarzı müzik yapmaktaydı fakat Karaca ile tanıştıktan sonra müzikleri daha doğuya döndü. Karaca, grup ile birlikte yeniden Altın Mikrofon’a katıldı. Yarışmada bu sefer ikinci olsalar da birinci olan gruptan daha çok ilgi gördüler.

Cem Karaca ve Apaşlar 1968’de Almanya’ya gidip Ferdy Kleein Orkestrası ile 45’likler kaydetti. Bu dönemde Soyarslan şarkısı Resimdeki Gözyaşları Karaca’nın yarışmada söylediği parçadan sonra ikinci hit parçası oldu.

Bu plak sonrası büyük bir Türkiye turnesi yapıldı. Yurtdışına açılmak için İngilizce bir 45’lik kaydedildi. Bunlar Resimdeki Gözyaşları ve yarışmada söyledikleri Emrah’ın İngilizce versiyonlarıydı.

Cem Karaca, Resimdeki Gözyaşları
Cem Karaca, Resimdeki Gözyaşları

Bu dönemde Karaca, tiyatro sanatçısı Meriç Başaran ile evlendi.

Senenin sonunda Milliyet’in 1968’in en sevilen erkek sanatçılar anketinde 4. oldu. Yılın melodileri anketinde ise Resimdeki Gözyaşları Türkçe şarkılar arasında 3. oldu. Türkçe ve yabancı karışık listede ise Resimdeki Gözyaşları dokuzuncu, Cem Karaca bestesi, Ümit Tarlaları ise 24. oldu.

1969’da grup içinde fikir farklılıkları olmaya başladı. Cem Karaca daha siyasi müziğe yönelmek isterken Soyarslan bu değişime karşıydı. Bu Son Olsun / Felek Beni plağından sonra grup dağıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Bunalım grubunun prodüktörlüğünü ve menajerliğini yapmaya başladı.

Apaşlar dönemi bittikten sonra grup müziğine devam etmek isteyen Karaca, Apaşlar’ın bas gitaristi Seyhan Karabay ile Kardaşlar grubunu kurdu. 1970’in başında grup üyelerinde birçok değişiklik oldu.

Grup üyeleri sabitlendikten sonra, Almanya’da kayıt yapmaya karar verdiler ancak çıkan bir salgın yüzünden, Karaca ve Kardaşlar birlikte Almanya’ya gidemedi. Bu yüzden Cem Karaca, tek başına Köln’e gitti.

Cem Karaca ve Kardaşlar
Cem Karaca ve Kardaşlar

Apaşlar sonrası yaşadığı müzikal aradan sonra burada kendi besteleri ve Anadolu türkülerini yine Ferdy Klein orkestrası ile kaydetti. 4 tane 45’lik yayınlandı. Amacı maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktı.

1970 ise Karaca ve Kardaşlar “Dadaloğlu/Kalender” 45’liğini yayınladı. “Dadaloğlu”, Karaca’nın bir başka hit şarkısı oldu. Bu türkü ayrıca Karaca’nın sola doğru kayışının da bir gösteresi olmuştu.

1972’ye Cem Karaca ödülle başladı. Hey Dergisi tarafından “1971’in en iyi erkek şarkıcısı” seçildi ve Hey’in turnesine katıldı. Ancak Kardaşlar gitaristi Seyhan Karabay ile anlaşmazlıklar baş gösterdi ve Karaca, Kardaşlar ile yollarını ayırdı.

Bu sırada eşi benzeri görülmemiş bir değiş-tokuş meydana geldi. Cem Karaca, Kardaşlar’dan ayrılıp Anadolu Rock’ın güçlü sesi Moğollar’la birleşirken Kardaşlar da Moğollar’la anlaşamayan Ersen Dinleten’i gruplarına dahil etti.

Cem Karaca ve Moğollar birleştikten bir ay sonra 1972’de Hey dergisi için verdikleri konserde ilk kez sahne aldılar. Yıl sonunda Milliyet‘in anketinde Cem Karaca en iyi erkek şarkıcılar listesinde 2. oldu.

Moğollar ise en iyi yerli topluluk seçildi. Hey Dergisi’nde ise ikisi de kendi dallarında 1. seçildiler. Grubun asıl başarısı 1974’ün başında kaydedilen “Namus Belası” şarkısı ile kazanıldı. Şarkı çok popüler oldu, öyküsü Hey dergisinde çizgi roman olarak yayınlandı.

Cem Karaca fotoğrafı
Cem Karaca

Moğollar’dan ayrılan Cem Karaca, önce Fransa’ya gitmeyen Moğollar elemanları Mithat Danışan ve Turhan Yükseler ile “Karasaban” grubunu kurdu ama uzun ömürlü olmadı. 1974’te Dervişan grubunu kurdu.

1975’te Cem Karaca’nın en önemli eserlerinden biri olan “Tamirci Çırağı” yayınlandı. Bu şarkıdaki “İşçisin sen, işçi kal” söylemi Cem Karaca’nın siyasi duruşunu da ilk kez bu kadar açık gösteriyordu.

1976’nın başında TRT’de yayınlanacak olan “Kavga” şarkısı son anda nedeni açıklanmayan bir sebepten dolayı programdan çıkarıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Hey dergisi tarafından bir kez daha en iyi erkek şarkıcı olarak seçildi.

1977’de Cem Karaca, artan siyasi gerginlikle birlikte, gitgide daha önemli bir figür oluyordu. Aydın’da verdikleri bir konserde CHP İl Başkanı aşırı solcular tarafından dövüldü. Urfa’da verilen bir konserden sonra Dervişan gitaristi ve bateristi saldırıya uğradı.

Cem Karaca bu sene tamamı yeni şarkılardan oluşan ilk uzunçaları Yoksulluk Kader Olamaz’ı yayınladı. Bu albümde Karaca besteleri dışında, ünlü şairlerin şiirleri de bulunmaktaydı. Cem Karaca ve Dervişan, 1978’in başında 1 Mayıs plağından sonra yollarını ayırdılar.

Cem Karaca, Dervişan sonrası çoğu Kurtalan Ekspres’ten olmak üzere bir müzik grubu kurdu. Adını da Türkiye’nin iki ucu olan Edirne ve Ardahan’dan esinlenerek Edirdahan koydu. Ancak grup 20 gün sonra Kurtalan Ekspres elemanlarının eski gruplarına dönmesiyle eleman değişikliğine uğradı.

1978’de Cem Karaca, Edirdahan ile kaydettiği ilk ve son teklisi Safinaz’ı yayınladı. Bu plak Türkiye’de daha önce hiç görülmemiş olan 18 dakikalık bir rock operaydı. Teklinin diğer şarkıları da Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirlerinin besteleriydi. Cem Karaca, 1979’da Londra’daki dünyaca ünlü Rainbow Arena‘da konser verme başarısı gösterdi.

1979’da grup dağıldı, Cem Karaca da uzun yıllar sonra ilk kez yanında bir grup olmadan solo olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde ayrıca Almanya’ya taşındı. Çoğu Nazım Hikmet şiirlerinin besteleri olan Hasret albümünü yayınladı.

Mart 1980’de Sıkıyönetim Mahkemesi’nde Karaca’nın “1 Mayıs” plağı “komünizm progandası” nedeni ile yargılanmaya başladı. Cem Karaca, bu dönemde Avrupa turnesine başlamıştı. Dava başladıktan kısa bir süre sonra da babası Mehmet Karaca’yı kaybetti. Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.

Cem Karaca
Cem Karaca

12 Eylül darbesi sonrası Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından Cem Karaca yurda çağırıldı ancak Karaca, Türkiye’ye dönmeyeceğini belirtti ve 6 Ocak 1983’te Türk vatandaşlığından çıkartıldı.

Cem Karaca bu dönemde bir yandan da müzik hayatına devam etti. 1982’de Bekle Beni albümünü yayınladı. Bu albümdeki “Oğluma”, “Alamanya Berbadı” ve “Bekle Beni” gibi şarkılar Karaca’nın ülkesine duyduğu özlemi göstermekteydi. Bu albüm Karaca’nın vatandaşlıktan çıkarıldığı için medyada yer alamamasından dolayı çok fazla bilinmedi.

1984’te ise bir şarkısı dışında tüm şarkıları Almanca olan Die Kanaken albümünü yayınladı. Karaca, albüm yayınlandıktan sonra Alman televizyonlarında albümün adı olan Die Kanaken olarak sahne aldı ve albümü tanıttı.

1985’te Karaca, Başbakan Turgut Özal ile görüşerek, ülkeye geri dönme isteğini bildirdi ve Münih’e gelen Özal ile konuştu. Özal’ın olumlu yanıt vermesi ile hukuki işlemler başlatıldı. Yıl sonunda vatandaşlıktan çıkarılmasına sebep olan davadan beraat etti. 1987’de de hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı kaldırıldı. 29 Haziran 1987’de Cem Karaca, Türkiye’ye döndü. Aynı yıl Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar albümünü çıkardı.

Bu albüm o senenin en çok satan albümlerinden biri oldu. 1988’de bu albümü Töre takip etti. Bu albüm sonrası Cem Karaca, yasaklı olduğu TRT ekranlarına da çıkmaya başladı. Karaca bu dönemde Yiyin Efendiler albümünü yayınladı. 1990’da Kahya Yahya şarkısı ile Altın Güvercin en iyi şarkı ödülünü kazandı ve bu dönemde Sosyaldemokrat Halkçı Parti için konserlere çıktı.

Karaca, 1992’de UNICEF için hazırlanan ve birçok ünlü ismin korosunu seslendirdiği Sev Dünyayı şarkısının sözlerini yazdı ve koroda da yer aldı. Aynı yıl annesi Toto Karaca hayata gözlerini yumdu. Yılın sonlarına doğru Nerede Kalmıştık? Albümünü yayınladı. Raptiye Rap Rap ve Islak Islak besteleri ile büyük başarı yakaladı.

Bu albümden sonra Cem Karaca, bir süre müzikle aktif olarak ilgilenmedi. 1994’te TRT’de Raptiye adlı programı sundu. 1995’te ise Flash TV’de Cem Karaca Show‘u, 1996’da aynı kanalda “Efendime Söyleyeyim” programını yaptı. 95’te bir sanatçı grubu ile Bosna-Hersek’e gidip, savaş sonrası zor durumda olan Bosnalılara destek verdi.

Sanatçının müziğe geri dönüşü 1997’nin sonunda vizyona giren Ağır Roman ile oldu. Filmin yapımcısı, eski Apaşlar gitaristi ve Karaca’nın dostu Mehmet Soyarslan’nın yazdığı, 1968’de Cem Karaca’ya ün getiren “Resimdeki Gözyaşları”nı, Karaca film için yeniden kaydetti. Filmin ana müziği olan parça, Karaca’yı tekrar müzik piyasasına soktu.

1999’da Bindik Bir Alamete isimli albümünü çıkardı. 2000’de Karaca’nın rol aldığı Kahpe Bizans’ın müziklerinin bazılarını seslendirdi. Bu eserlerden sonra ölümüne dek birkaç şiir albümünde konuk sanatçı oldu.

Şubat 2001’de Murat Töz, Barış Göker ve Cengiz Tuncer ile Cem Karaca Trio olarak sahne almaya başladı. Mayıs 2001’de ise Barış Manço’nun ölümü ile vokalistsiz kalan Kurtalan Ekspres ile beraber çalmaya başladı. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Konserleri’nde sahne aldılar.

Cem Karaca ve Kurtalan Ekspres
Cem Karaca ve Kurtalan Ekspres

2002’de Yol Arkadaşları adlı grubu kurup yine onlarla sahne aldı.

Ölümünden önce kaydettiği son şarkılar ancak ölümünden kısa süre sonra yayınlandı. İlk önce “Hayvan Terli” teklisi yayınlandı. Mehmet Eryılmaz’ın bu şarkısına Karaca’nın bir bar programında bu şarkıyı söylerkenki görüntüleri ile klip çekildi.

Mayıs 2005 tarihinde, ölümünden 10 gün önce Mahsun Kırmızıgül ile kaydettiği “Hayat Ne Garip?”, Kırmızıgül’ün Sarı Sarı albümünde yayınlandı.

Karaca ve Kırmızıgül’ün stüdyodaki görüntülerinden oluşan bir klip yayınlandı. 2005’te ise Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı şarkıların yeni yorumlarından oluşan “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde Yeni Türkü’nün “Göç Yolları” eserini yorumladı.

2005 yılında birçok şarkıcı tarafından yorumlanan Cem Karaca şarkılarından oluşan Mutlaka Yavrum albümü yayınlandı. Ölümünün 6. yılında Beyaz Show’da daha önce kaydedip yayınlamadığı “Karagözlüm” adlı şarkı ilk kez gün yüzüne çıkmıştır.

1961’de Hamlet ile tiyatroya ilk adımını atan Karaca sırasıyla, General Çöpçatan, Toroslar Canavarı, Anahtarı Bendedir, Die Kanaken, Şeyh Bedrettin Destanı gibi birçok tiyatroda rol aldı ve bazen yönetti de.

1970’te ilk ve tek başrol filmi olan Kralların Öfkesi ile sinemaya da giren Karaca, Kahpe Bizans’ta da rol aldı.

1990’da Bir Milyara Bir Çocuk dizisinde rol alan Karaca 2001’de de Yeni Hayat adlı dizide onur konuğu olarak yer aldı. Aynı sene Avcı dizisinde de rol alarak oyunculukta da aktif rol oynadı.

8 Şubat 2004’te solunum ve kalp yetmezliğine bağlı olarak ağır bir kalp krizi geçiren Karaca uygulanan tüm müdahalelere rağmen 58 yaşında hayata gözlerini yumdu. 9 Şubat 2004’te babası ile aynı mezara defnedildi.

Cem Karaca’nın Gözyaşları Filmi Vizyon Tarihi

Cem Karaca’nın Gözyaşları 26 Ocak 2024 cuma günü seyircisiyle buluşacak.

Ayrıca müzik konulu filmler ilginizi çekiyorsa sitemizde yer alan “Dans ve Müziğin Buluştuğu En İyi 20 Müzikal Film” adlı listemize göz atabilirsiniz.

Cem Karaca’nın Gözyaşları Fragmanı

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
İlgili İçerikler