Beden Dilini Nasıl Etkili Kullanabiliriz?

Bu yazımızda; hepimizin günlük yaşamında fark etmeden yerine getirdiği sözel olmayan davranışların yani beden dilimizin nasıl çalıştığını, günlük hayatımızda fark etmeden yaptığımız bazı beden dili davranışlarını ve insanlarla iletişimimizi kuvvetlendirmek için neler yapabileceğimizi öğreneceğiz.

Beden Dili Nedir?

Beden dili yani sözel olmayan davranışlar, çevremizle iletişim kurarken tıpkı konuşma gibi, bilgi iletme yollarından biridir. Fakat bu söylemlere dayalı bir iletişim değil tam tersine tamamen görsel bir iletişimdir. Bu sözel olmayan bilgi iletim yolu jest ve mimikler, vücudun duruşu, giydiğimiz veya taktığımız aksesuar ve kıyafetler ve hatta kişinin konuşurken ki ses tonu gibi çeşitli kıstaslar etrafında değerlendirilir. Beden dili, insanların gerçek düşünce ve hislerini yansıtma konusunda sözel olarak kurdukları iletişimden daha güvenilirdir, çünkü kişinin sözel olarak o an da dile getirmediği veya bilerek gizlediği düşünceleri ya da hisleri açığa çıkarabilmektedir. Bu dili bilmek ise günlük yaşantımızda daha etkili iletişim kurmak için önemlidir. Sözel olmayan davranışları etkili bir şekilde yorumlayabilen ve kendi davranışlarını da kontrol edebilen insanlar bu beceriden yoksun insanlara kıyasla daha başarılı bir hayat sürebilmektedir.

Beden dilinin neden bu kadar güvenilir olduğunu kısaca açıklamak gerekirse de sözel olmayan davranışlarımızın ifade edilmesi olan beden dilinden beynin limbik sistem denen kısmının sorumlu olmasıdır. Limbik sistem, etrafımızdaki dünyaya reflekssel ve anında, gerçek zamanlı ve düşünmeksizin tepki veren kısmıdır. Yani, limbik sistem dış çevreden gelen bilgilere en gerçek karşılığı vermektedir.

Beden Dilinde Bazı Duruşlar

Beden Dilini Etkili Kullanmanın Yolları

Hepimiz gün içerisinde birçok kişiyle konuşup birçok kişiyle iletişime geçeriz. Arkadaşlarımızla, ailemizle, çalışma ortamındaki insanlarla sürekli etkileşim halindeyiz, karşılıklı olarak bir şeyler anlatıp bir şeyler dinliyoruz, peki karşımızdaki insanın sözel olmayan iletişimine ne kadar hakimiz. İnsanların çoğu karşısındaki kişinin beden diline yeterince dikkat etmez, oysa beden dili kişilerarası iletişimin yaklaşık %60-65’lik kısmını oluşturur. Bu yüzden karşımızdaki insanı anlamak için onu dinlemek ne kadar önemliyse, beden dilini kavrayabilmek açısında da gözlem bir o kadar önemlidir. Fakat ne yazık ki birçok insan gözlem konusunda pek de başarılı değildir. Hatta çeşitli bilimsel araştırmalar insanların yaşadıkları dünyayı gözlemleme konusunda çok zayıf olduklarını ortaya koymaktadır. Bu gibi durumsal farkındalığı düşük insanlar ise etraflarında yaşanan birçok olayı yorumlamada ve anlamlandırmada zorluk çekmektedir. Bu yüzden öğrenmemiz gereken ilk ve en önemli şey gözlem yapmaktır. Ne kadar iyi bir gözlemci olursanız o kadar etrafınızdaki dünyayı etkili bir biçimde çözümleyebilirsiniz.

Dikkat edilmesi gereken bir başka unsur ise bireylere özgü olan kişisel beden dili hareketleridir. Yani düzenli olarak iletişimde olduğumuz ailemiz, arkadaşlarımız, sürekli görüştüğümüz insanlara ait davranışlar. Bu davranışlara sözel olmayan idyosenkratik davranışlar deniyor. Yakın çevremizdeki insanları daha iyi gözlemleyebilmek için onlara ait davranış kalıplarını daha dikkatli incelememiz gerekiyor. Normalde nasıl oturup kalktıkları, ellerini kollarını nasıl konumlandırdıkları, postür ve genel yüz ifadeleri gibi karşımızdaki kişinin temel davranışlarını bilmek, bu davranışlardan farklı davranışlar sergilediğinde her zamankinden farklı bir durumun içinde olduğunu anlamamızı yardımcı olacaktır.

Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir diğeri ise gözlem yaparken karşı tarafa bunu belli etmemektir. Beden dili üzerine çalışmalar yapan herkes ilk başlarda insanları gözlemlemek adına karşısındaki kişiye aşırı dikkatli bakarak kendilerini açık etmektedirler. Gözlemlediğini fark eden kişi ise haliyle rahatsız bir tavır içine girmektedir. Bu durum zamanla gözlem yapma yetinizin gelişmesiyle çözülecektir.

Günlük Hayatımızda Sıkça Sergilediğimiz Beden Dili Hareketleri

Günlük yaşantımızda çoğu zaman farkında bile olmadan sıklıkla başvurduğumuz bazı beden dili hareketleri, istemeden etrafımıza nasıl bir duygu durumun içinde olduğumuza dair güçlü mesajlar vermektedir. Belli bir duyguyu yaşarken istemsizce yaptığımız bazı yatıştırıcı davranışlarımız vardır. Örneğin; rahatsızlık, kuşku ya da güvensizlik gibi durumlarda istemsizce boynumuza dokunuruz ya da yine güvensizlik, rahatsızlık, korku ve endişe gibi bir durumda boyun çukurumuza dokunuruz. Yanağımıza veya yüzümüze dokunmak ise kendimizi gergin, endişeli ya da sinirli hissettiğimiz zamanlarda gerçekleştirdiğimiz bir davranış. Bir başka yaygın beden dili hareketi ise boyna dokunmaktır. Boyna dokunmak veya okşamak, strese karşılık kullandığımız en genel ve belirgin yatıştırıcı davranışlardan biridir. Bu alan sinir uçları bakımından zengindir, bu yüzden bu alana dokunduğumuzda kan basıncımız ve nabzımız düşer ve kendimizi daha sakin hissederiz. Stresli anlarda boyna dokunmak veya okşamak özellikle erkekler tarafından daha sık yapılan bir beden dili hareketidir.

Beden Dili Hareketleri

İnsan yüzünün sinir uçları bakımından zengin olmasından dolayı, limbik sistemimizin rahatlamak için kullandığı önemli alanlardan biridir. Alnın ovulması, kulak memesiyle oynanması, yüzün ya da sakalın okşanması, dudaklara dokunulması ya da yalanması gibi durumlar kişinin stresli bir anında yapabileceği davranışlardandır. İnsanlar stresli ya da sinirli olduğu anlarda kendilerini yatıştırmak adına avuçlarıyla bacaklarını silerler, bu davranış rahatsızlığın ya da tedirginliğin açık bir göstergesidir.

Belki de en bilinen beden dili davranışlarından biri de kişinin biriyle konuşması esnasında ayaklarından birinin başka bir yöne doğru çevrili olmasıdır. Bu davranış kişinin ilgisinin karşısındaki kişiden başka bir yerde olduğuna dair bir işarettir. Bir başka bilinen davranışlardan biri de ortamda kendimizi rahatsız hissettiğimizde yaptığımız bacaklarımızı çapraz konuma getirme davranışıdır. Ayaktayken bacaklarımızı çapraz konuma getirmek yani bir bacağımızı diğerinin önüne atmak dengemizi büyük ölçüde azaltmaktır. Limbik beynimiz ancak kendimizi rahat ya da güvende hissettiğimiz anlarda bu türden bir davranışa müsaade eder. Tehlikede olduğunuzu düşündüğünüz ya da tanımadığınız birinin yanında bu hareketi sergilemek yerine iki ayağınızın da yere sağlam bastığına emin olduğunuz bir şekilde durmayı tercih edersiniz.

Sözel olmayan davranışları gözlemleyip anlamlandırma yetinizi geliştirdiğinizde yaşadığınız dünyayı daha iyi çözümleme açısından büyük bir fırsat elde etmiş olursunuz. Her gün yaptığımız önemli veya önemsiz konuşmalarda karşınızdaki kişinin “gerçekten” ne söylediğine dair çıkarımda bulunabilirsiniz. Sözel olamayan işaretleri bir kez öğrendikten sonra yani bakmanın değil görmenin ne olduğunu bir kez kavradığınız an da çevrenizle iletişiminizin de değişecektir.

Eğer psikoloji alanına da merakınız varsa sitemizdeki Ayna Nöronların İnsanlar Üzerindeki Etkisi adlı yazımıza da göz atmak isteyebilirsiniz.

Beden dili hakkında daha ayrıntılı bilgiler edinmek isterseniz Joe Navarro’nun Beden Dili adlı kitabını okuyabilir, bir video izlemek isterseniz Zayıf ve İtici Gösteren 9 Beden Dili Hareketi adlı videoyu izleyebilirsiniz.

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
İlgili İçerikler