İçeriğe geç

Reklam

Unutulan Asur Kralları Kimdir? Listeden Silinen 3 Kral

Asur kralını betimleyen çivi yazılı Yeni Asur saray kabartması, British Museum

Bir imparatorluğun resmi kral listesinde adınız yoksa, tarih sizi hiç yaşamamış sayar. MÖ 1. binyılın en güçlü devleti olan Asur’da tam olarak bu yaşandı. Peki unutulan Asur kralları kimdir ve adları binlerce yıl sonra nasıl yeniden gün yüzüne çıktı? Bu yazımızda, çivi yazılı belgelerin gölgesinde kalmış üç hükümdarı, arkalarındaki arkeolojik kanıtları ve Asur kronolojisinde açtıkları gediği sizler için inceledik.

Konunun kaynağı, Yale Üniversitesi’nden Eckart Frahm ile Münster Üniversitesi’nden Alexander Johannes Edmonds’un ortak çalışması. İki Asurolog, yeni bir kazı yapmadan, onlarca yıldır müze depolarında duran ve eksik okunmuş metinleri yeniden değerlendirdi. Ortaya çıkan tablo, Asur siyasetinin ders kitaplarındaki düzenli görüntüsünden çok daha çalkantılı olduğunu gösteriyor.

Reklam

Asur Kral Listesi Nedir?

Asur Kral Listesi (Assyrian King List, kısaca AKL), Asurluların kendi hükümdarlarını kuşak kuşak sıraladığı resmi bir kayıttır. Belge tek bir tablet değildir; Asur, Ninova ve Dur-Şarrukin gibi merkezlerde bulunan birkaç kopyadan derlenir. Bunların en tanınmışları Khorsabad, Nassouhi ve SDAS adlarıyla anılan nüshalardır.

Listenin gücü, kullandığı takvimden gelir. Asurlular yılları rakamla değil, o yıl görevdeki üst düzey memurun adıyla anardı. Buna eponim (limmu) sistemi denir. Bu yüzden Asur kayıtları, antik dünyanın en hassas tarihlendirme araçlarından biri sayılır ve Mezopotamya kronolojisinin omurgasını oluşturur.

Ne var ki liste, tarafsız bir tarih defteri değildir. Frahm’ın deyimiyle AKL, “her türlü huzursuzluğun ve istikrarsızlığın silindiği, idealleştirilmiş bir krallık tasviri” sunar. Babadan oğula geçen kusursuz bir veraset zinciri anlatır. Aynı dönemin çivi yazılı arşivleri ise isyanlardan, salgınlardan ve taht kavgalarından söz eder. Bu arşivlerin en ünlüsü Ninova’daki Asurbanipal koleksiyonudur; konuyu merak ediyorsanız tarihin en eski kütüphaneleri üzerine hazırladığımız içeriğe göz atabilirsiniz.

Asur Kral Listesi ile aynı türden çivi yazılı terrakota tablet, MÖ 7. yüzyıl, Asur kenti
Asur kentinden MÖ 7. yüzyıla ait bir Asur kral listesi terrakota tableti, MÖ 7. yüzyıl, Ancient Orient Müzesi (İstanbul).

Unutulan Asur Kralları Kimdir?

Edmonds ve Frahm, listede yer almayan üç hükümdarı belgeledi. Üçü de kısa süre tahtta kaldı, üçü de şiddetli bir siyasi krizin ortasında iktidara geldi ve üçü de devrildi. Aşağıdaki tabloda, unutulan Asur kralları kimdir sorusunun özetini bulabilirsiniz.

KralTahmini hüküm dönemiListedeki resmi hükümdarTemel kanıt
Aššur-uballitMÖ 913–912Aššur-dan II ile Adad-nirari II arasıVAT 10136 numaralı ritüel metni; Asur kentinde tahrip edilmiş kral heykeli
Tiglat-PlaserMÖ 763–762Aššur-dan IIIRm 75 numaralı kraliyet bağış tableti; Eponim Kroniği kayıtları
SalmanassarMÖ 747–745Aššur-nirari VTell Abta steli (1894); üzeri kazınıp yeniden yazılmış kral adı

Aššur-uballit (MÖ 913–912): Heykeli Parçalanan Kral

En eski isim, MÖ 10. yüzyılın sonunda karşımıza çıkıyor. Resmi listeye göre Aššur-dan II’nin ardından doğrudan Adad-nirari II tahta geçer. Oysa bir ritüel metni, araya sıkışmış başka bir adı fısıldıyor.

Söz konusu belge, tanrı Asur’a adanmış gümüş bir sunu kabını onaran hükümdarları sıralıyor. Listede, o güne dek hiçbir kaynakta görülmemiş bir Aššur-uballit kral unvanıyla anılıyor. Bu tek başına yeterli olmazdı; ancak Asur kentinde bulunan bir kral heykeli hikâyeyi tamamlıyor. Heykelin başı koparılmış, kolları ve krallık nişanları yontularak silinmiş, taş blok daha sonra halefini öven bir stele dönüştürülmüş.

Bu, tesadüfi bir tahribat değil. Antik Yakın Doğu’da iktidarı ele geçirenler, seleflerinin görüntüsünü ve adını bilinçli olarak yok ederdi. Romalıların damnatio memoriae (anının lanetlenmesi) dediği uygulamanın Mezopotamya’daki karşılığıdır.

Asur kentinin (Kalat Şerkat, Irak) kazı alanına genel bakış
Asur kentinin (Kalat Şerkat, Irak) kazı alanına genel bakış, Library of Congress Matson Fotoğraf Koleksiyonu.

Tiglat-Plaser (MÖ 763–762): Güneş Tutulmasının Gölgesindeki İsyancı

İkinci isim, Asur tarihinin en kritik yıllarından birine denk düşüyor. MÖ 765’te ülkede veba görüldü. İki yıl sonra, 15 Haziran 763’te tam güneş tutulması yaşandı. Eponim Kroniği o yılı şu sözlerle kaydeder: “Guzanalı Bur-Sagale: Asur kentinde ayaklanma; Simanu ayında güneş tutulması.”

Mezopotamya inancında güneşin kararması, kralın gökyüzü tarafından reddedildiği anlamına gelirdi. Tanrıların iradesinin gündelik siyaseti nasıl belirlediğini merak ediyorsanız, Mezopotamya panteonunun kadim tanrıları Anunnakiler hakkındaki yazımız iyi bir başlangıç olur.

İşte bu ortamda, Tiglat-Plaser adlı bir prens ayaklanmayı fırsata çevirdi. Londra’daki British Museum’da bulunan ve Rm 75 envanter numarasıyla kayıtlı bir kraliyet bağış tableti, MÖ 762 yılına tarihleniyor ve bu adı kral olarak anıyor. Oysa resmi kronolojiye göre o yıl tahtta Aššur-dan III oturuyordu. Araştırmacılara göre iki hükümdar, ülkenin farklı bölgelerinde bir süre paralel biçimde hüküm sürdü. İsyan bastırıldıktan sonra kazanan tarafın adı kaldı, kaybedenin adı listeden çıkarıldı.

Salmanassar (MÖ 747–745): Adı Kazınan Stelin Sahibi

Üçüncü isim, Asur’un imparatorluk çağına geçtiği eşikte duruyor. 1894’te bugünkü Irak topraklarında, Tell Abta’da bir stel bulundu. Anıtın üzerindeki kral adı Tiglat-Plaser III olarak okunuyordu; ancak metinde açıklanamayan tutarsızlıklar vardı.

Edmonds ve Frahm, taşın yüzeyini yeniden inceledi. Sonuç net: mevcut yazının altında, kazınarak silinmiş başka bir ad duruyor. Silinen isim Salmanassar. Anıttaki figürün giydiği püsküllü kaftanın üslubu da steli MÖ 8. yüzyılın ortasına tarihliyor. Yani çivi yazılı tabletlerde silinen kral adları, bazen taşın kendi yüzeyinde saklanıyor.

Bu Salmanassar, resmi listenin tamamen Aššur-nirari V’e ayırdığı dönemin son yıllarında kısa bir süre tahttaydı. MÖ 745’te Tiglat-Plaser III’ün darbesiyle iktidarı kaybetti ve kayıtlardan silindi.

Tiglat-Plaser III dönemine ait alabastr Nimrud saray kabartması
Tiglat-Plaser III’ün Nimrud’daki merkez sarayından bir alabastr kabartma.

Bu Krallar Asur Kral Listesi’nden Neden Silindi?

Cevap, listenin ne işe yaradığını anlamaktan geçiyor. AKL bir tarih kitabı değil, bir meşruiyet belgesidir. Görevi, oturan hanedanın tahta çıkışını kesintisiz ve tanrısal olarak sunmaktır. Bu amaca hizmet etmeyen her ad, düzenli aralıklarla belgeden çıkarılmıştır.

Araştırmacıların ortaya koyduğu tabloya göre Asur Kral Listesi’nde yer almayan krallar birkaç ortak özellik taşıyor:

  • Kısa saltanat: Üçü de iki yıldan az süre tahtta kaldı. Kısa dönemler, sonraki katiplerin gözünde kolayca “yok sayılabilir” hale geliyordu.
  • Tartışmalı geliş: İsyan, darbe ya da paralel iktidar yoluyla tahta çıktılar. Meşru veraset anlatısını bozuyorlardı.
  • Kaybedilmiş iktidar mücadelesi: Üçü de devrildi. Tarihi, kazananın katipleri yazdı.
  • Bilinçli imha: Adlar sadece atlanmadı; heykeller parçalandı, yazıtlar kazındı, anıtlar yeniden kullanıldı.

Bu tablo, Asur tarihçiliğine bakışımızı da değiştiriyor. Resmi listeyi tek doğru kaynak saymak yerine, bağış tabletleri, kronikler ve anıtlar gibi gündelik belgelerle karşılaştırmak gerekiyor.

Keşif Yeni Asur İmparatorluğu Kronolojisini Nasıl Değiştiriyor?

İlk akla gelen soru şu: Asur tarihinin bütün tarihleri kaymış mı oluyor? Hayır. Eponim sistemi ve MÖ 763 güneş tutulması gibi astronomik çıpalar, Yeni Asur İmparatorluğu kronolojisi için sağlam bir iskelet sunmaya devam ediyor. Çalışmanın değiştirdiği şey takvim değil, o takvimin içini dolduran siyasi anlatı.

Yeni tabloda MÖ 10. ve 8. yüzyıllar arasındaki Asur, düzenli bir hanedan geçişleri dizisi değil; salgın, iklim baskısı, vergi krizi ve saray entrikalarıyla sarsılan kırılgan bir devlet olarak beliriyor. Bu kırılganlık önemli, çünkü Asur tam da bu sarsıntıların ardından, Tiglat-Plaser III ile birlikte antik dünyanın gördüğü en örgütlü fetih makinesine dönüştü.

Araştırmacıların kendi ifadesiyle, erken Yeni Asur siyasi tarihi “şimdiye dek kabul edilenden çok daha dağınık, ama bir o kadar da ilgi çekici” görünüyor. Benzer bir sessizlik başka uygarlıklar için de geçerli; örneğin yazısı hâlâ çözülemediği için siyasi tarihi büyük ölçüde karanlıkta kalan İndus Vadisi Uygarlığı bunun en bilinen örneğidir.

Çalışmanın Kaynağı ve Güvenilirliği

Bulgular, Alexander Johannes Edmonds ve Eckart Frahm imzasıyla Journal of Cuneiform Studies dergisinde “Three New Kings of Assyria” başlığıyla yayımlandı (Cilt 78, s. 27–59). Çalışmanın ayrıntılarını Yale Üniversitesi’nin konuya ayırdığı resmi haber bülteninde de okuyabilirsiniz.

Burada altını çizmek gerekir: yeni tanımlanan üç Asur kralı, tek bir çarpıcı buluntuya değil, birbirini destekleyen kanıt katmanlarına dayanıyor. Metin, kronoloji, arkeoloji ve sanat tarihi aynı sonuca işaret ediyor. Yine de bu adlar henüz resmi kral sıralamasına eklenmiş değil; Asuroloji camiasının tartışması sürüyor. Karşılaştırma yapmak isteyenler, kabul görmüş sıralamayı Asur kralları listesi maddesinden takip edebilir.

Sonuç

Üç kısa saltanat, koca bir imparatorluğun kendi geçmişini nasıl kurguladığını gösteriyor. Asur katipleri tarihi yazarken yalnızca kaydetmedi; aynı zamanda seçti, ayıkladı ve sildi. Bugün elimizde kalan boşlukları doldurmak da modern araştırmacılara düşüyor.

Bu yüzden “kral listesi” gibi düzgün görünen belgeleri okurken hep bir soru aklımızda kalmalı: Bu listeye kim, neden alınmadı? Unutulan Asur kralları, bu sorunun ne kadar verimli olabileceğinin en taze kanıtı.

Eğer bu tarz arkeoloji ve antik metin konuları ilginizi çekiyorsa, sitemizde yer alan “Tarihin Gizemli Yazmaları: Ölü Deniz Parşömenleri” adlı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Reklam

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Reklam

Reklam