Evrenin 7 Gizli Yasası Nedir?

Evrenin gizli yasaları
Evrenin gizli yasaları

Bu içeriğimizde evrenin 7 gizli yasası olan zihinsellik prensibi ve bütün, ilahi ikilem nedir, tekabül prensibi, titreşim prensibi, kutupluluk prensibi, ritim prensibi, sebep sonuç prensibi, cinsiyetçilik prensibi nelerdir ve  hermesin öğretileri olan hermetik felsefe nedir gibi sorulara cevap vereceğiz.

Evrenin 7 gizli yasası, Kybolion adı verilen eserden günümüze ulaşmıştır. Eserin kökeni eski Mısır’dır. İçerisinde Hermetizmin modern yorumu bulunur. Gelenekçi ezoterist ve okült öğrencileri tarafından ders kitabı olarak kullanılır.

Eser üç inisiye adını kullanan üç yazar tarafından yazılmıştır. Her ne kadar kadim bilgileri günümüze aktardılarsa da kendi  yorumlarına yer vermeleri de yadsınamaz.

Hermetik Felsefe Nedir?

Hermetik Felsefe nedir; Kadim Mısır’da Yüceler Yücesi, Üstadlar Üstadı, Tanrıların Katibi ve üç kere yüce Hermes  diye bilinen Hermes Trismegistus’un öğretileridir. Hermes, Okült İrfan’ın babası, astrolojinin kurucusu, simyanın kâşifidir.

Efsanelere göre İbrahim’in çağdaşı ve saygıdeğer bilgenin öğretmenidir. Okültizmin güneşi olan Hermes’in bir çok yerden öğrencileri gelip ders almışlardır ve bunu ağızdan ağıza bu zamana kadar taşımışlardır.

Hermetik Felsefenin prensipleri nelerdir dersek bunu 7 hermetik yasa ile görebiliriz. Hermetik  kelimesi ise “gizli” anlamında, “hiçbir şeyin dışarı çıkmaması için mühürlenmiş” anlamında kullanılır. Çünkü dinle karışıp dejenere olmaması istenmiştir ve sadece isteyene öğretilip yıllar yılı ağızla taşınmıştır.

Evrenin 7 Gizli Yasası Nedir?

Hermetizme göre Evrenin 7 Gizli Yasasını bilen dünyadaki her şeyi anlar ve tam bilgeliğe erişerek ruhunu yukarılara ulaştırır ve Bütünle bir olma şansını elde eder.

Yedi Hakikat Prensibi vardır; her kim ki bunu bilip anlar, sihirli dokunuşu Tapınak Kapıları’nı sonuna kadar açan Büyülü Anahtar’a sahiptir. -Kybalion

Evrenin 7 Gizli Yasası nedir sorusunun cevabı olan 7 Hermetik Yasa’yı  aşağıda tek tek açıklayacağız.

Zihinsellik Prensibi

Zihinsellik prensibi, Kybalion’a göre “Bütün zihindir. Evren zihinseldir.” Evrenin sadece zihinsel yaratım olduğu söylenebilir. Zihinsel dönüşüm ile zihinsel halleri, durumları, biçimleri değiştirme sanatıdır. Böylece evrenin koşullarını değiştirmektir.

Zihinsel prensip
Zihinsel prensip

İleri Zihin Simyacıları, afetleri ve doğa olaylarını zihin gücüyle kontrol edebilir. Dilek veya zihin kontrolüyle insanları da iyi veya kötü etkileyebilirler.

Bütün Nedir?

Hermesçi felsefeye göre Bütün nedir; Dışardan gördüğümüz her şeyin içinde bir Özsel gerçeklik vardır. Buna Tözsel gerçeklik yani Yasa diyoruz. Hermesçi felsefeye göre bu Bütündür.

Her şey var olmamış sadece oluş ve değişim içinde ilerliyor.  Her şey doğar büyür ve ölür. İnsan bunun altta yatan bir sebebi olduğunu düşünmüş ve bu Tözsel gerçekliğe Tanrı, enerji ve madde gibi isimler vermişlerdir.

Hermes'in öğretilerine göre Bütün, evreni zihinsel olarak yaratmıştır.
Hermes’in öğretilerine göre Bütün, evreni zihinsel olarak yaratmıştır.

Bütünün özellikleri nelerdir maddeler halinde sıralayacağız;

  • Bütün birdir, evren onun sonsuz zihninde üretilmiş, yaratılmış ve mevcuttur.
  • Bütün bilinmezdir.
  • Bütün bütün olmalı, var olmalı ve Bütünün dışında hiçbir şey var olamaz.
  • Bütün zamanda sonsuz ve ebedi, mekanda ise sonsuz ve her yerdedir.
  • Bütün değişemez böylece bütünün dışındaki sonlu her şey gerçekte hiçbir şeydir.
  • Bütün madde değildir çünkü maddede zihin ve hayat ortaya çıkmaz. Ayrıca maddenin enerji olduğu anlaşılmıştır.
  • Bütün enerjide değildir çünkü hiçbir şey kendinden küçük kaynaktan çıkamaz ve enerjide zeka ve hayat yoktur.
  • Bütün sadece sonsuz canlı zihindir, ustalaşanlar ona Tin adını verir.
  • Bütün var olan bütün yasaların dışındadır. Bütün yasaların yayıldığı ve yayılana tabi olmayan yasadır. Bu yüzden cinsiyet prensibi zihinsel olarak etkiler ve Bütünün cinsiyeti olmaz.
  • Hermesçi öğretiye göre bütün ikilik kabul etmez, birdir.
  • Hermetik öğretilere göre Bütün evrenin içinde kalır ve ayrılamaz. Her şey Bütünün içindedir, Bütünse her şeyin.
Gerçek bilge evrenin doğasını bilir ve yasalara karşı yasayla cevap verir. Simya ile istenmeyeni değerliye dönüştürür.
Gerçek bilge evrenin doğasını bilir ve yasalara karşı yasayla cevap verir. Simya ile istenmeyeni değerliye dönüştürür.

“Bütün yarattıklarını kendine çekince bütünle bir olma sevinci hakikatleri bildiğiniz için yaşayacaksınız. Bu süre içinde dinlen, sakinleş, huzurlu ol çünkü Baba Anne Aklın sonsuz gücünün kanadı altındasınız.” Kybalion

Bütünün sonsuz aklında milyonlarca evren vardır. Bu evrenlerde insanların Tanrılara yüklediği güce sahip çoğu varlıklar vardır. Aydınlanmış olanlara göre insanın kaderi aşağılardan yukarı çıkıp o varlıklar kadar güçlü olmaktır.

Ölüm gerçek değildir ve onunla yeni bir hayata doğarız. Bütünün sonsuz aklında yaşadığımız için imkanlar, fırsatlar her zaman ve mekanda sonsuzdur, böylece evrenin her ücrasını keşfedebiliriz.

İlahi İkilem / Evren İkilemi Nedir?

İlahi İkilem, Bütün yaratmaya başladığında görülen Kutupluluk Prensibinin sonucu olan Evren İkilemidir. Yarı-bilge ile bilgeliği anlatır. Sonsuz Bütüne göre evren düş gibiyken sonsuz olan için evren gerçektir. Eğer Bütün evreni gerçek kabul etseydi evren sabitlenir ve ilerlemezdi. İnsan ise evreni düş olarak kabul etse uyurgezer olur dolanıp dururdu.

“Bakışlarınız yıldızlarda olsun, ama nereye bastığınıza dikkat edin ki yukarı bakarken çukura düşmeyesiniz.” Kybalion

James Webb Uzay Teleskobundan Evrenin Fotoğrafları
James Webb Uzay Teleskobundan Evrenin Fotoğrafları

İlahi ikileme göre evren hem vardır hem yoktur. Gerçek iki kutuplu mutlak ve görelidir. Yarım doğrulara dikkat edilmelidir.

İnsan evreni, Bütünün zihinsel yaratımı olduğunu düşünürse bunu gerçek dışı olarak görür ve kabul edemez.

Mutlak ve izafi bakış açılarından değerlendirildiğinde; Mutlağa göre düş ve yanılsamadır. Çünkü dünyadan rüya gibi geçtiğini doğup büyüyüp ölündüğünden bahsedilir.

Hermesçi öğretilere göre bir başlangıcı ve sonu olan her şey bir anlamda gerçek değildir. Yani Mutlak bakış açısına göre Bütün dışında hiçbir şey gerçek değildir.

Evren ise ister maddeden yaratılsın ister Bütünün zihinsel yaratımı olsun süresiz ve zamana, mekana, değişime bağlıdır.

İzafi bakış açısına göre evren insanın aklıyla anlayabileceği kadar gerçektir. İnsanın sadece bildiği evrendir. Başka türlü  bilmek için bütün olmalıyız. Yani bütüne yaklaşmaya çalışıp evrenin doğasını kabul edip onun zihinsel yasalarını kabul edip bu yasaları daha iyi bir hayata yükselmek için kabul etmeliyiz.

“Bütünün sonsuz aklında var olanlar gerçektir ve bizler bütünün sonsuz aklında sımsıkı tutunuruz. Bütün haricinde bizi etkileyecek bir şey yoktur. Korkmayın, üzülmeyin bütünün güvenli kolları altındayız. Kybalion”

Fakat biz her şeyi hayal olarak görüp maddeyi veya doğa yasalarını görmezden gelemeyiz. Çünkü onlar işleyişlerini devam ettirirler. Bu yasaların dışına veya üstüne çıkamayız, Bütün hariç.

Hayatta alınabilecek bir sürü rütbe vardır. Bazı üstatlar bile tanrıya atfedilmiş güçlere sahip olsalar da yasa önünde eğilmek zorundadırlar ve Bütünün gözünde hiç gibiler.

Spirütüel gelişme içimizdeki tini bulup tanıyıp geliştirip ortaya çıkarmaktır. Evrende birçok varlık ve dereceleri vardır. İnsan bu dereceler arasında gidip gelir. Her şeyin sonu bütündür.

Tekabül Prensibi

Tekabül prensibi maddi, zihinsel, spiritüel evrenlerde geçerli evrensel yasadır. İnsanlara bilinmezi öğreten ve engelleri aştıran zihinsel bir araçtır. İnsana bilinenden bilinmeyene akıl yürütmesini sağlar.

Hermetik Felsefeye göre evren üç fenomene bölünür. O üç fenomende her biri yedi bölüme bölünür. O yedi bölümde kendi arasında yedi bölüme bölünür.

Evrenin üç fenomeni
Evrenin üç fenomeni

Bir şeyin titreşim oranı onun 4. boyutta bulunma derecesini gösterir. Ökültçüler bu derecelere planlar derler. Yani titreşimin büyük olması planları da büyültür ve orada bulunan hayatın tezahürü büyüktür.

Kör doğmuş bir insana ışık, hiç tatlı yememiş bir insana şeker, sağıra müzik nasıl tarif edilir? Kybalion

TİTREŞİM PRENSİBİ

Evrende hiçbir şey sabit durmaz, hareket eder, titreşir ve döner. Titreşim okunun bir ucunda Ruh diğer ucunda Madde vardır. Bu uçlar arasında milyonlarca Titreşim vardır.

Bilime göre madde, ısı ve sıcaklıkla belirli şekilde titreşir. Bir nesne ister soğuk olsun ister sıcak her zaman titreşir. Maddenin bütün parçacıkları merkeze doğru dairesel hareket eder. Gezegenlerde bir nokta etrafında döner. Sonsuza kadar böyle dönmeye devam eder.

Maddenin türü olan moleküler ise birbirlerinin etrafında ve birbirlerine karşı döner, titreşir. Atomlar, elektronlar, ionlar denilen parçalardan oluşur ve bunlarda sürekli titreşir, hareket ederler. Böylece bütün madde formları titreşim halindedir.

Enerji biçimleri olan ısı, ışık, manyetizma, elektrik ise etere bağlı olarak ve titreşerek eterden çıkar. Hermesçi öğretiye göre enerji biçimleri olan moleküler çekim prensibi, kimyasal yakınlık prensibi, gravitasyon (yer çekimi) yasaları da titreşir.

Hermesçiler Evrensel Etere, Eterik Töz derler ve Eterik Tözün ince, elastik ve bütün uzayı kaplayacak ısı, ışık, elektrik, manyetizma gibi titreşimli enerji dalgalarını taşır. Eterik Töz madde ile enerji veya kuvvet arasındaki bağlantıdır. Ayrıca kendi titreşimine sahiptir.

Bütün bunlar bilimin fiziksel planda görülen titreşim örnekleridir. Aynı şekilde iradi olarak zihinsel planda oluşan titreşimlerde vardır. Her düşünce, duygu ve zihinsel halin titreşim derecesi vardır. İnsanlar zihnini bu titreşim dereceleriyle hakimiyet altına alıp duygu durumlarını değiştirebilir. Aynı şekilde başkalarını da etkisi altına alabilir.

Kutupluluk Prensibi

Hermesçi prensibe göre her şeyin iki kutbu, çevresi ve bir zıt çifti vardır. Bu uçlar arasında çeşitli dereceler vardır. Görünürde zıt olan şeyler arasında bir derece fark vardır. Kutupluluk prensibiyle evrensel zıtlıklar uzlaştırılabilir.

Madde ve ruh aynı şeyin iki kutbudur sadece aralarındaki planlar bir titreşimle birbirinden ayrılır. Bütün ile çokluk aynı şey farkı sadece zihinsel tezahürdür. Aynı şekilde Yasa ve yasalar, Prensip ve prensipler, Mutlak Akıl ve Cüzi Akıl aynı şeyin karşıt uçlarıdır.

Kutupluluk prensibi
Kutupluluk prensibi

Fiziksel olarak termometrenin üst ve alt ucunu gösterebiliriz. Üst sıcakken alt soğuktur ve bunlar arasında kesin derece ayrımı yoktur ve istediğin dereceye sıcak veya soğuk diyebilirsin. Mesele yüksek veya düşük titreşim meselesidir.

Hiçbir şey mutlak değildir. Mesela aşk ve nefret birbirinin zıttı olarak görünse de ikisi de bir, aynı şeyin uçlarıdır. Üstteki bir noktaya baktığımızda daha fazla aşk daha az nefret, alttaki bir noktaya baktığımızda daha fazla nefret daha az aşk görürüz. Böylece her durumda zıt kutuplar aynı şeyin ucudurlar ve sadece derece farkları vardır.

Ayrıca birbiriyle eşleşebilen ve derece farkı olan konularda  dönüşüm gerçekleşebilir.  Gürültü sertliğe, sıcaklık yumuşaklığa dönüşemez. Her zaman üst uç pozitif ve derecesi fazla, alt uçsa negatif ve derecesi azdır.

Bu bilgiyle olumsuz durumlar olumluya çevrilebilir. Zihinsel haller daha iyi anlaşılır ve karşındaki kişiye yardımcı olabilirsin. Bütün hareketler ritimle olur,  evrenseldir ve her şeye uygulanabilir.

Ritim Prensibi

Hermesçi prensibe göre her şeyde ölçülü bir hareket vardır. Fiziksel, Zihinsel ve Spritüel planlarda ileri-geri hareket, içe-dışa akış, Öne-arkaya salınım, yüksek-alçak dalga, med cezir, sarkaç hareketi vardır. Ritim, kutupluk prensibinde uçlar arasında hep ileriye doğru salınımlarda görülür.

Hep etki-tepki, evrende ilerleme-çekilme, yükselme ve batma vardır. her şey bu prensipledir hatta Tin bile hareket eder. Hepsi doğar, büyür, olgunlaşır, yozlaşır, ölür ve tekrar hayata dönmeyi bekler. Gece gündüze, kış yaza sürekli döndürülür. Sabitlik ve sona erme yoktur.

Evrensel sarkaç her zaman hareket halindedir. Hayat, Yasa’ya uyarak, sonsuza kadar gelgit halindedir. -Kybalion

Ritim prensibi insanı zihinsel olarak etkiler ve zihin, ruh, duygu, can sıkıntısı gibi etkileri dönüşümle önleyebiliriz.

Ritim prensibi hem sabit hem de zihinsel durumlarda mevcuttur. Ayrıca zihinsel durumda ritim iki planda kendini gösterir. Buna iki genel Bilinç planı olan alt ve üst denir. Bununla Bilinçsiz planda ritim sarkacının salınımından kurtulunur. Buna Kutupsuzlaştırma Yasası denir. Olumsuz zihin ve ruh hallerini reddederek Kutupsuzlaştırma Yasası uygulanır. Üstatlar ise Zihinsel sarsılmazlık durumuna erişir.

Mutluluk ve acı aynı sarkacın ucudur. Ne kadar mutlu olunursa o kadar acı çekilir.
Mutluluk ve acı aynı sarkacın ucudur. Ne kadar mutlu olunursa o kadar acı çekilir.

İnsanların duygu ve düşüncelere göre hareketleri olur ve sonucu da ritim salınımlara göre  şekillenir. Mutluluktan sonra acı, heyecandan sonra durağanlık gibi duygu gelgitleri yaşanır. İrade, ritim prensibinden güçlüdür. Ritim prensibi sarkacı da asla durmadan salınmaya devam eder. Telafi Yasası ile sarkaç dengelenir. Sağa doğru hareketi, sola doğru harekettir. Ritim telafi eder.

Mesela yukarı bir şey attığında yükseldiği yerden geri alçaldığı yere kadar aynı mesafeden geri döner. Mevsimler, dalgalar hep dengelidir. Zihinsel yasada da aynıdır. Mutluluk yaşayan aynı dengede acı da yaşar. Küçük bir  huzur yaşayan küçük bir huzursuzlukta yaşar. Böylece dengelenir.

Hermesçiler pozitifin negatife baskın olduğunu düşünür. Yani mutluluk için aynı derecede acı yaşamaya gerek yoktur. Telafi yasasında ritmik olan hazdır ve  enkarnasyonla zaten o acı deneyimlenmiştir.

İnsan sahip olduğu her şey için bedel öder. Bir şeye sahip olan başka şeye sahip değildir. Dengelenir. Her şeyin bir hoş tarafı vardır bir de nahoş tarafı vardır. Telafi yasası dengelemek için ritim salınımına devam eder durur.

Sebep Sonuç Prensibi

Sebep sonuç prensibi, Yasanın bütün evrende varlığını, tesadüfün olmadığını ve evrende süreklilik olduğunu gösterir. Tesadüf, Bütünün ve Yasaların düzenle işlettiği evrende oluşamaz çünkü Bütünün izni dışında hiçbir şey kendiliğinden gerçekleşemez.

Her şeyin bir nedeni vardır. Benim burada bu yazıyı yazmam sizin şimdi bu yazıyı okumanız bir sebebe bağlıdır. Bununla şuanda yaşayan ve gelecekte yaşayacak insanların hayatı şekillenecektir.

Özgürlük iç dünyamızda farklıdır, dış dünyadaki etmenlerle dışardan farklıdır. İnsan tamamen özgür  olamaz. Üstatlar ise kuralları bilir, kendilerini hayat planının üstüne yükseltir, doğalarının daha yüksek güçleriyle bağlantı kurar, kendi zihinsel ve fiziksel olgularına egemen olur, sonuç yerine sebep olurlar.

Yüksek planlarda nedensellikten kaçamaz yasalara uyarlar ama böylece alt planlarda da şartlara egemen olurlar. Yasanın bilinçli parçası olarak üst planların hizmetçisi alt planların efendileridir.

Cinsiyet Prensibi

Cinsiyet prensibi her şeyde vardır ve kendini eril, dişil olarak gösterir. Cinsiyet sadece fiziksel olarak değil spiritüel ve zihinsel durumlarda da vardır. Cinsiyet prensibi sürekli meydana getirir, yeniden canlandırır ve yaratır.

Her şey ve kadın veya erkek olsun bu prensibi içinde taşır. Erkekte dişi, kadın da da eril vardır.

Eril ve Dişil Enerji
Eril ve Dişil Enerji

Evrende de cinsiyet prensibini görürüz. Toprak Ana, İlahi Baba gibi örneklerle. Tezahür ediş biçimi ile eril ilke evrenin fiili zihinsel yaratımından ayrıdır ve  fiziksel  iradesini  dişil ilke diyebileceğimiz doğaya yansıtır. Dişil ilke doğa yasalarından sonra insana en son büyük evrenin evrim işine başlar. Eski inanışlara göre evrenin yaratım sürecinin fikrinde Eril prensibi tanrı, dişil prensibi her şeyin rahminden gelen doğa olarak görebiliriz.

Zihinde ikilik yani cinsiyet vardır.
Zihinde ikilik yani cinsiyet vardır.

Atomlar negatif parçacıkların pozitif parçalara yanaşmasıyla ürer. Hermesçi öğretiye göre negatif, dişil cinsiyet enerjisine göre pozitif ise eril cinsiyet enerjisine uyumlanır. Ayrıca negatif uç yeni formları, enerjileri oluşturan kutuptur. Bu yüzden Bilim negatife artık katot der. Katot ise üreme yolu, inen anlamındadır. Elektronlar, parçacıklar, ışınlar katot uçtan çıkar. Böylece Cinsiyet prensibi enerji planı işleyişinde kendini gösterir.

Hermesçi felsefeye göre zihin düalitesi (ikiliği) vardır. Her insan benliğine baktığında ilk kendinin varlığını görür. Sonra benliğini fark eder ve farklı benliklerinin olduğunu görür.

Birincisi Yüzeysel  benlik onun karakterini, kişiliğini ve herkesçe bilinen halini gösterir. İkincisi ise Zihinsel benlik yaratıcı zihin üretme yeteneğine sahip Zihinsel Rahimdir. İşte Yüzeysel benlik, Eril cinsiyet prensibi yani varlıktır. Diğeri ise Zihinsel Benlik, Dişil cinsiyet prensibi yani oluştur.

Dişil Prensip izlenimler edinir, düşünceler- fikirler üretir, hayal gücünü yönetir. Eril prensip ise irade, her zaman verme, ifade etmedir. Dişil prensip Eril prensibin irade etkisini almadığında hayaller, fikirler üretemez ve dışardan gördüğü izlenimleri uygular.

Telkin ve hipnotizmada eril prensip diğer kişinin dişil prensibine doğru iradesini ve titreşimli enerjisini yöneltir. Bununla dişil prensip söylenen telkini kabul edip uygular. Ortalama insanın Eril iradesi tembeldir. Oysa dünyadaki başarılı insanların Eril iradesi etkindir ve tembel zihinlere kendi ürettikleri fikirlerle yön vererek toplumları yönetir.

Son olarak Evrenin 7 yasasını bilmek, insanlara bilinmeyenin kapılarını açacak ve hayatı anlamlandırarak Ruhsal gelişiminde fayda sağlayacaktır. Umarım duymak istenilen duyulmuş, anlamak istenen anlanmıştır ve Evrenin bütün sırları lazım olana ulaşmıştır.

Eğer Hermetizm felsefesi ilginizi çektiyse “Eril-Dişil Enerji Nedir? Nasıl Dengelenir?” adlı içeriğimize de göz atabilirsiniz.

Abone ol
Bildir
guest
3 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Furkan Efe Kuş
Furkan Efe Kuş
3 ay önce

Çokkkkk güzel kesinlikle okumalısınız

Özlem
Özlem
3 ay önce

Çok beğendim kesinlikle okunmalı

Tuğbanur
Tuğbanur
3 ay önce

Emeğinize sağlık gerçekten çok akıcı bir içerik olmuş.

İlgili İçerikler